12 Mart 2017 Pazar

ASETAT NE DEMEK? KEMİK GÖZLÜK OLUR MU?


Linda Farrow x Jeremy Scott kemik görünümlü asetat gözlük

Başlıktaki ikinci soruyla başlarsak cevap; kemik gözlük olur, hatta boynuzdan bile var.
Ancak yıllardır 'kemik' olarak adlandırdığımız gözlükler aslında asetat malzemeden üretilmekte. Bir de enjeksiyon plastikler var ki bu yazımda size anlatacağım.

İlk sorumuz, gözlüklerde kullanılan en önemli malzemelerden asetat ne demek, hammaddesi nedir?


Asetat özü :)


Selüloz asetat, hipoalerjenik olan bitki bazlı bir plastik türü ve 1940ların başında, normal plastiğin yarattığı sorunlara çözüm olarak, gözlükte kullanılmaya başlanmış. Günümüzde kullanılan asetatlar, sağlam hafif ve kolay şekillendirilebilir durumda olduğundan bir çok gözlük markası tarafından ana malzeme olarak tercih edilmekte.
Selüloz asetat, aynı zamanda saydamlığı ve zengin renk alternatifi ile önemli bir gözlük hammaddesi. Katmanlar halinde renk renk kullanılabilen asetat, tasarımcılara da yaratıcılıkta önemli fırsatlar sunuyor. Lamine asetatlarda sonsuz olasılıklar var.

Farklı katmanlarıyla asetat alternatifleri

Selüloz asetat, petrol içermeyen bir plastik türü ve doğal pamuk ve ağaç liflerinden üretiliyor. Biliyorsunuz, petrol bazlı hammaddeler daha pahalı ve çevreye daha fazla zarar veriyor, ancak selüloz asetat yenilenebilir kaynaklardan üretiliyor.


Kesilip çerçeve haline getirilen asetatlar

Asetat büyük plastik bloklardan üretiliyor ve dilimler halinde kesiliyor, cilalanıyor ve çerçeve şekline getiriliyor. Daha sonra elde en son provaları yapılan çerçeveler, raflarda beğenilerinize sunuluyor.


Tasarımdan üretime asetat

Selülozik asetat çerçevelerle enjeksiyon plastik çerçevelerin farkı nedir?

Yukarıda bahsettiğim gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilen asetat en kaliteli gözlük malzemelerinden biri. Bu yüzden de en önemli tercih nedeni.

Plastik gözlükler, parlak renk ve hafiflikleriyle kolayca anlaşılabilir


Enjeksiyon plastik çerçeveler ise isminden anlaşıldığı gibi sıvılaştırılmış petrol bazlı plastiğin alüminyum ya da çelik çerçeve enjeksiyonu yoluyla üretiliyor. Renksiz plastiğe renk ve cila sonradan püskürtme yöntemiyle uygulanıyor. Malzeme, asetata göre daha ucuz bu yüzden de enjeksiyon gözlükler, asetat gözlüklere göre her zaman daha ucuz oluyorlar.

Enjeksiyon plastik gözlük, sprey renkleriyle kendilerini belli ediyorlar.


Gözlük alırken asetatı enjeksiyon plastikten nasıl ayırt ederiz?

Asetat çerçeveler renkli ya da renksiz ince tabakalardan oluşurlar ve daha dayanıklıdırlar. İçlerinde dokular, renkler hatta tasarlayan modacının motiflerini bulmak mümkün. Enjeksiyon plastikler ise sprey boyayla renklendiriliyorlar ve tasarıma açık değiller.
Kendi tecrübelerimden enjeksiyon plastikler, asetat çerçevelere göre çok daha hafifler ve kaba duruyorlar. Çerçeve cilası mümkün olmadığından, çerçeve kenarlarında kulağı ya da yüzü rahatsız eden artıklar olabiliyor. Genelde daha kalın hatlı enjeksiyon gözlükler yüzde daha plastik duruyor, asetat ise farklı dokularından dolayı daha zarif görünüyor.
Sokaktaki tezgâhlarda gördüğümüz çoğu gözlük enjeksiyon plastik, bu yüzden de fiyatlar çok ucuz, yani gözlüğün fiyatı da malzemesi hakkında önemli bir gösterge.
Asetat daha kalitelidir demek ne kadar doğru bilemiyorum, ama daha fazla doğa dostu ve cilde dost olduğu kesin.
Karar sizin :)

Kaynak:
https://www.fetcheyewear.com/blog/post/all-about-acetate


8 Şubat 2017 Çarşamba

AHLEM, GERÇEK PARİS'İ YANSITIYOR.


Ahlem Concorde

Klasik ancak yenilikçi tasarımlarıyla sadece benim değil herkesin dikkatini çeken Ahlem gözlüklerin tasarımcısı Ahlem Manai -Platt, "Koleksiyonumun, marka ve trendlerle değil sanatçı ve entellektüellerle anılan gerçek Paris'i yansıtmasını istedim" diyor..


Ahlem Bastille

Los Angeles'da yaşayan Parisli tasarımcı Ahlem'in bu tutkusu koleksiyona başarıyla yansıyor, model isimlerine de.. Ahlem'in model isimleri, Paris'in farklı bölgelerinden esinlenmiş ve o bölgedeki hayat ve karakterleri yansıtıyorlar.

Ahlem Gare Du Nord

Ahlem Eyewear'ın tüm çerçeveleri tamamıyla elde üretiliyor. Detaylara önem veren marka, dünyanın en ünlü asetat markası Mazzuchelli'yi kullanıyor. Hatta kullanılan asetatlar, artık tedavülde olmayan vintage üretimler, ışığa göre değişen çok katmanlı ve desenliler.. Lensler ise Fransız Christian Dalloz ve yüksek derecede UVA ve UVB korumasına ve yansımayı önleyen antirefle filtreye sahipler.


Ahlem Place D'Aligre

Markanın kendisinin de bahsettiği gibi modeller ilk bakışta tanıdık görünebilir ancak Ahlem'in  imzasını tanışıyorlar.. Hafif yuvarlatılmış köşeler, hafif eğimli köprü ve metal renkleri markayı -taklit edilse de- benzersiz yapıyor.

Ahlem Pont Des Arts


Markanın yaratıcısı, kaliteye özellikle vurgu yapıyor: "Her detaya gerçekten çok önem veriyorum, çünkü ürettiğim her parçanın arkasında durabilmek istiyorum."
Markanın felsefesi böyle olunca, tabi ki sonuç mükemmel oluyor. Klasik modelleri yeniden yorumlamak ve kendi farkını yansıtmak oldukça zor.
Ahlem'in bu konuda fazlasıyla başarılı olduğunu düşünüyor, markayı ülkemizde de görmek istediğimizi belirtiyorum :)






18 Ocak 2017 Çarşamba

NE OLACAK BU KAŞLARIN DURUMU?

Rihanna ve  kendi adına çıkan Dior gözlüğün üstünden gösterdiği sırma kaşları :)


Bloğumu takip edenler, optik gözlük çerçevesi ya da güneş gözlüğü seçerken artık yüz tipinden başka bir çok faktörün rol aldığını sanırım özümsemişlerdir.
Tüm bu faktörleri önceki yazılarımda, çeşitli akademik bulgularla da destekleyerek detaylı olarak yazdım, biri haricinde: KAŞLAR!
Bu yazımı, yüzümüzün simetrisine katkıda bulunan kaşlarımıza, kaşlarımızın gözlükten gözüküp gözükmemesi gerektiğine, 'kaşlarımıza uygun gözlük seçimi' ya da aşağıda göreceğiniz gibi 'gözlüğümüze uygun kaş seçimi'ne ayırıyorum.



Jennifer Lopez ve yüzünün büyük bölümünü kaplayan gözlükleri



Konuyla ilgili ilk önemli sorumuz, Jennifer Lopez ablamız doğru mu yapıyor, GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KAŞLARI KAPATMALI MI?

Cevabım kesin ve net! HAYIR!

Sebebine gelince, özellikle güneş gözlüklerinin gün geçtikçe büyüdüğü bir gerçek.
Ancak, yüzümüzü tamamen kapatan güneş gözlükleri, ne yazık ki yüzümüzün tüm özelliklerini kapatıyor. Bizi biz yapan unsurları saklıyor, güneş gözlüğünün yüzümüze verdiği algıyla sokakta dolaşıyoruz. Bu da artık sokakta neredeyse birbirimizi tanıyamayacak hale gelmemize yol açıyor.
Aslında hepimiz farklıyız, farklı olmaktan da korkmamalıyız.
Kimimizin kaşları kalın, kimimizinki ince. Kimimizin kaşları düşük, kimimizinki yay gibi.
Herkes farklı.
Dolayısıyla oldukça büyük bir güneş gözlüğüyle yüzü saklamak, yapılacak hataların başında.
Gurunuz olarak demem odur ki; kaşlarımız güneş gözlüğümüzün üzerinden bir nebze gözükmeli.
Hatta hatta, gözlüğümüzün üst çizgisi kaşımızla üst üste gelmeli ancak kaşımız kaybolmamalı.
Yani doğrusu ne gözlüğü burnunun ucunda taşımak ne de alına doğru iyice itmek.
Kaşlarımızı hafiften göstererek, yüzümüze daha da anlam katmak en ideali.


Yüzümüzdeki altın oranla hesaplanan 'güzellik maskesi'.
Angelina Jolie'nin yüzü, altın oranda mükemmele yakın..


Peki, BİR GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ YÜZÜMÜZE NASIL ANLAM KATAR?

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi, doğamızda, yaratıcının ölçüsü altın oran söz konusu.  Altın oran sadece biz insanlara özgü değil, tüm tabiatta tüm yaratılanlarda gözlemlemek mümkün. Bazı araştırmalar, insanoğlunda fiziksel çekicilik ve altın oran arasında önemli ilişkiler  tespit etmiş durumda. Bu araştırmalara göre, bizler gerek beden, gerekse yüz olarak fiziksel anlamda altın orana yaklaştıkça, karşı cinse daha çekici gözüküyoruz. Yüzümüzün biçimi, gözlerimizin arası, burnumuzun kalınlığı ve oranı, alnımızın genişliği, yanakların çıkıklığı gibi bir sürü etken rol oynuyor. Hatta Hollywood yıldızlarının altın orana yaklaşmak ve daha çekici görünmek için çok sayıda operasyon geçirdiği kulaktan kulağa yayılmış durumda.
Angelina Jolie'nin yukarıdaki fotoğrafında gördüğümüz 'güzellik maskesi' altın oranın yüzümüze yansıması.
Yazımızın odağı kaşlara gelirsek, maskede de gördüğümüz gibi, 'oransal doğru' hafif yukarı kalkık kaşlar..
Eğer, -yüzümüzle doğru orantılı olduğu sürece- kaşlarımız bu şekildeyse şanslıyız.  Denediğimiz çoğu gözlükte sıkıntı yaşama katsayımız düşük kaşlılara göre daha az. Ancak, tabi ki Miley Cyrus gibi bir hata yaparak tek kaş gibi gözükmek an meselesi :P


Metal gözlüklerin 'bar'lı olanlarından sakınalım, tek kaş gibi gözükebilirsiniz.

Biraz daha 'şanssız' sayılabilecek düşük kaşlılar için ise çözümler oldukça basit, doğru güneş gözlüğü seçimi daha da önem kazanıyor. Eğer kaşlarınız düz ya da düşükse, seçeceğiniz yanlış bir gözlük modeli sizi daha da ağlak yapabilir. Burada çare, düşük kaşı dengeleyecek yanlardan yukarı kalkık güneş gözlükleri tercih etmek.
Böylece gözlüğün yukarı kalkık köşeleri, kaşımızın düşüklüğünü dengeleyecek ve karşı taraf algısında bizi daha da çekici yapacaktır.
Yuvarlak yüz ve hilal kaşlılarda da aynı durum söz konusu. Eğer kaşlarımız yuvarlak hatlıysa, seçeceğimiz yuvarlak hatlardaki bir gözlük 'sevimliliğimize' daha da vurgu yapacaktır. Bu yuvarlaklığı düzleştirmek ise, seçeceğimiz daha köşeli bir güneş gözlüğüyle kolaylaşacaktır.
Özetle, gözlük çerçevelerinin yüzümüzdeki orana yaptıkları büyük etki ve karşı taraf algısında önemli rol oynadığı unutulmamalıdır.


Ryan Gosling'in de en büyük derdi asimetrik kaşları :P


KAŞLARIMIZ ASİMETRİK İSE NE YAPABİLİRİZ?

Asimetrik kaşlar, başa bela. Özellikle gözlük seçerken kaş asimetrik ise, gözlüğün yüzünüzde düz gözükmesi bazı vakalarda oldukça zor.
Gözlük kullanan çoğu kişinin derdi, gözlüğün yüzlerinde doğru durmaması.
Kulak mesafesi, burunluk, çerçeve dengesi ayarlansa bile gözlük yamuk gözükebiliyor.
Açıkçası burada gözlükçünün elleri kolları bağlanmış durumda, ancak estetik klinikleri, üstelik de minimum acıyla bu sorunu çözüyorlar.
Son zamanlarda özellikle Ortadoğu kökenli hanımefendilerde sık gördüğüm aynı elden çıkmış dövme kaşları ilgi alanımın dışına çıkararak, işini çok iyi yaptığına inandığım, İstanbul'un ünlü estetik kliniklerinden Clinica Estetik ortaklarından ve sevgili arkadaşım Dr. Tülin Karabeyoğlu'nun görüşlerine başvuruyorum.  Sevgili Tülin, asimetrinin bir dezavantaj olmadığını, 'estetik'in  simetri ve asimetrinin birbirine ahengi ve oranı olduğunu belirterek sözlerine başlıyor..


Dr. Tülin Karabeyoğlu, asimetrinin uyumundan yana..


Biraz detaya girersek, Dr. Tülin Karabeyoğlu ne diyor dinleyelim:
"Yaradılışta mükemmel simetri nadir gözlenen bir durumdur, insan anatomisinde de vücudun/yüzün sağ ve sol yarısı küçük farklılıklar ve asimetri sergiler.
Altın oranı koruduğu ölçüde asimetrilerin bütünü bir uyum içerir ve bu yapı vücudun/yüzün estetik bütününü oluşturur. Böyle bir yüzde tek başına kaşı, gözü, dudağı, yanağı görmez bütünü izler ve beğeniriz.

Asimetrik bir yüze sahip Scarlett Johansson'ın farklı yüzleri

Doğumdan gelen (congenital) yapısal sapmalar (bozukluk), sonradan gelişen travmalar, belli mimik ve jestlerin ağırlıklı kullanımı, yaşlanma, aynı tarafa yatma gibi durumlarda yüz asimetrisi daha belirgin bir hal alır.
Estetik girişimlerin rekonstrüktif (onarım) alanı söz konusu bariz (majör) asimetrilerin düzeltilmesidir. Burada sağ ve sol yüz yarısına simetri kazandırırken dikkat edilmesi gereken mükemmeliyetçi yaklaşımların yüzün doğal görünümünü yapay (plastik) bir hale de sokabileceğidir."
Burada kısaca gurunuz olarak araya giriyorum, çünkü yapılan çoğu araştırma gösteriyor ki yüzdeki tam simetri kavramı artık eskisi kadar popüler değil çünkü simetrisi mükemmele yakın kişiler artık 'olağandışı' ya da 'robotik' gözüküp, çekiciliklerini yitirebiliyorlar. Yani hafif asimetri, bizleri çok daha çekici gösteriyor, 'insani' yapıyor.
Doktorumuza soruyorum, yüzümüz özellikle kaşlarımız dikkat çekici şekilde asimetrik ve de gözlük kullanırken bizi rahatsız ediyorsa en etkili ve hızlı çözüm nedir?

Kaşa yapılan botoks uygulama asimetrik kaşların en basit çaresi

Söz tekrar sevgili Dr. Tülin Karabeyoğlu'nda:
"Bariz asimetrik durumlar en sık kaşlarda gözlenir. Bu durum günlük hayat içerisinde mimik ve jestlerle dikkat çekmeyecek ölçülerde olsa da gözlük kullanımıyla bir kaşın çerçeve üstünde kalması asimetriyi vurgular ve estetik rekonstrüktif bir müdahaleyi gerektirir.
Bunun en kolay ve etkin yolu botulinum toksin enjeksiyonudur.
Bu işlemde kaşların hareketinden sorumlu kas gruplarına küçük dozlar verilerek kaş seviyesi ayarlanır. Muayene ve enjeksiyon süresi yaklaşık 15 dakikadır, işlem ağrısızdır, hastalar genelde enjeksiyon alanında sinek ısırığı tarzında 2-3 saniye süren bir hassasiyet tanımlar. Enjeksiyondan itibaren 10 gün içerisinde kademeli olarak kaş ideal seviyesine oturur ve 10. Günde yapılan kontrolle nihai simetri sağlanmış olur. Botulinum toksin enjeksiyonlarının etki süresi 4-6 ay arasında değişmektedir. Enjeksiyon bölgelerinde hafif kızarıklık ve ödem dışında belirgin bir yan etki oldukça nadirdir. Tedavi ömür boyu tekrarlanabilir. Farklı bölge uygulamalarıyla sert mimikler, alın ve göz kenarı çizgileri, gülüş bozuklukları gibi durumlar da tedavi edilebilmektedir."
Yani sevgili doktorumuz, eğer gerek görürse hem erkeklere hem de kadınlara çok kısa ve basit bir uygulamayla kaş asimetrisini düzeltebiliyor..
***
Kaşlı gözlükler de başka bir çözüm :)

Kaş konusuyla birlikte artık sanırım gözlük seçimindeki detaylardan en önemlisini özetlemiş olduk. Gözlüklerin üst kısmının zaman zaman kaşımız yerine geçtiğini ve ifademizi önemli şekilde etkilediğini sanırım hemfikiriz. Kaş biçimi, yoğunluğu, rengi gibi konular, gözlük seçerken dikkat etmemiz noktalar..
Kaş asimetrisinin herhangi bir dezavantajı yok, hatta asimetri bizi daha da çekici yapabiliyor. Ancak eğer gözlüğümüz düz gözükmediği gibi konular yüzünden endişeliysek, tıpta basit çözümler mümkün, denemekte fayda var :)
Kaşların arasına dom dom kurşunu değdi türküsü eşliğinde, hem sizleri hem de sevgili doktorumuz Tülin Karabeyoğlu'nu öpüyorum !!